Navigation


RSS: makaleler / yorumlar



SIR - DUSLEME SANATI

"Düşlersen, nensneleştirirsin."

Zihin ile ilgili ilginç olan şuki Olimpik atletleri alıp, onları özel bir biyolojik ölçüme cihazına bağladık.Ve sadece hayalinde koşmalarını sağladık. inanılmaz bir şekilde, zihnindeki pistte koşarken, aynı düzeyde aynı kaslar tepki verdi, aynen parkurda koşutukları gibi Bu nasıl olur? Çünkü zihin bunun pratik olduğunu...yada gerçek olduğunu ayırt edemez. Sanırım zihinde gittiğin yere bedeninde gidiyor.

Düş kurarken, zihninde canlanan görüntüyü yakaladığında, Sürekli ve sadece sonuçları yaşarsın. Bir örnek verelim: Hemen şimdi ellerinin arkasına bak gerçekten ellerinin arkasına bak. Derinin rengine, çillere, damarlara, yüzüklere, tırnaklara,takma tırnaklara...

Gözlerini kapatmadan önce tüm o ayrıntılara dikkat et.ve o elleri, parmakları, yüzükleri...yeni bir arabanın direksiyonunda gör. ve o elleri, parmakları, yüzükleri...yeni bir arabanın direksiyonunda gör. Bu bir holografik deneyimdir,çok gerçek, şuanda çok gerçektir, hatta o an arabaya ihtiyacın olmadığını hissedersin Çünkü o zaten seninmiş gibi hissedeceksin.

Sadece düşün görüntüsü değil Gerçekten çekimi yaratan duygu budur. Sanıyorum bir çoğunuz şöyle düşünüyor, "Pekala, olumulu düşünmem veya isteklerimi düşlemem yeterli olacaktır", Ancak bunu yaparken hala yeterince hissetmiyorsan Bu benim zihnim için yeterli değildir Gerçekten bir Çekim Gücünü yarat.

İşte sırrın püf noktasıda budur.

Gerçekte o arabanın içindeymişsin duygusunu yaratmalısın, "Ah keşke benim olsaydı" değil, yada "birgün benimde olacaktır" değil. Çünkü o durumla direkt bağlanıtılı olan duygu budur. bir saat için değil yada, ileride, daha sonra şeklinde değil, Eğer bu duyguda kalırsan o gelecekte hep olacaktır. Lezzeti tat, mutluluğu tat.

O sessiz ve loş odada nekadar aptalca göründüğü hiç önemli değildir, "woohoo!" diye bağıracaksan, Bağır! Çoğunuz diyecek ki " Haydi, bunu yapmak zorundamıyım?"

Değişmeyi nekadar çok istiyorsun? Şimdi, o duygu ve düş açık bir geçit olmaya başlayacaktır. öyleki, evrenin gücü bunu açığa vurmaya başlayacaktır.

"Bu gücün ne olduğunu söyleyemem, tek bildiğim onun var olması"

"Alexander Graham Bell" Görevimiz nasıl'ı bulmak değildir.

Nasıl olduğu, bağlılık ve inanç ile anlaşılacaktır.

"Nasıl", Evrene ait bir şeydir. O herzaman sen ve düşün arasındaki en kısa, en hızlı, O herzaman sen ve düşün arasındaki en kısa, en hızlı,ve en uyumlu yolu bilir.

Evrene doğru dönersen sana sunduğu şey, Seni şaşırtıp ve hayran bırakacaktır. Bu sihir ve mücizelerin olduğu andır.

Bunu neredeyse hergün yapmak istersin, ancak benim itirazım şu olacak: "Bu asla angarya olmamalıdır."

Sonuç olarak burada gerçekten önemli olan şey iyi hissetmektir.

Tüm bu uygulamalarda neşeli olmalısın. Olduğunca moralin yüksek ve mutlu olmalısın.

Bu sihirli yaşamı gerçekten yaşayan kişler ve bunu yaşamayanlar arasındaki fark şudur ki, bu sihirli hayatı yaşayanlar bunun sürekliğiliğni sağlayanlardır. Bu uygulamayı sürdürüyorlar ve gittikleri heryere bu sihiri taşıyorlar. Çünkü, hatırlayıp sürekli yapıyorlar, tek seferlik olduğunu düşünmiyorlar. insanlar bunu bir süre aklında tutup ve gerçekten azm ediyorlar, ve diyorlar ki: "aslında çok heyecanlandım, bu programı izledim ve hayatımı değiştereceğim.

Ve henüz sonuç almıyorlar ve hala sonuç almıyorlar. ve neredeysa yer altından dışarı çıkmaya hazır. Ve bazıları yüzeydeki sonuca bakıp "bu işe yaramıyor" diyor Ve Evren cavbında, "Dileğin benim için emirdir" diyor. ve geri iniyor. Çekim Yasasını görmek için, gerçekten bunu kullanıp ve ne olduğunu görmek istedim.

1995'de "Görsel pano" diye birşey yapmaya başladım, Başarmak istediğim şeyleri seçtim, veya çekmek istediğim şeyleri, mesela bir araba, saat hayalimdeki eş gibi, ve "Görsel pano"'ya istediklerimin resmini koydum. ve her gün ofisimde oturup panoya bakarak hayal etmeye başlardım ve gerçekten, bunlara zaten sahip olduğuma odaklanırdım. Taşınmaya hazırlanıyordum ve tüm eşyaları ve kutuları depoladık.5 sene içinde 3 farklı yere taşındım. taşınma California'da son buldu.ve bu evi alıp bir senede yeniledim, ve 5 sene önceki evimden, tüm eşyalarımı getirttim.

Bir sabah, saat 7:30 da, oğlum ofisime girdi Kapı girişinde 5 senedir açılmamış bir kutu duruyordu. Oğlum "Keanon" kutunun üzerinde oturmuş kutuya vurup duruyordu. dedimki" tatlım, lütfen ona vurma iş yapmaya çalışıyorum" ve dediki: "Baba, bu kutuda ne var?" ona içinde benim Görsel Panom var dedim. "Görsel pano nedir?" ona, hayatta erişmek istediğim hedeflerimi kesip, yapıştırdığım şey diye yanıt verdim.

Ve tabiki 5 buçuk yaşında ve anlamadı. bende ona göstereceğimi, böylece daha kolay olduğunu söyledim. Ve kutuyu açtım ve Görsel Pano'yu çıkartınca, oradaki ev resmini gördüm o 5 sene önce gözümde canlandırdığım evdi ve şoke oldum, şuan yaşadığım ev o evdi, ona benzer bir ev değil. Hayalimdeki evi almışım, yenilemişim ve farkında değilmişim. Resme bakıp ağlamaya başladım, çünkü kendimi tutamamıştım. "Neden ağlıyorsun?" "tatlım, sonunda Çekim Yasasının nasıl işlediğini anladım, sonunda düşlemenin gücünü kavradım, Anladım ki, mükemmel bir hayat ve şirketlerimin olması için, okuduğum ve yaptığım herşey, evim içinde işe yaramıştı. hayalimizdeki evi almışım ve farkında bile değilmişim." Zihinde canlandırma herşeydir, çekmekte olduğun yaşamın önizlemesidir.

"Albert Einstein"

Ne istediğine karar ver, Edineceğine inan, Hakketiğine inan, senin için mümkün olduğuna inan ve hergün bir kaç dakikalığına gözlerini kapat ve aklında istediğin şeyelere, sahip olduğunu hayal et ve onlar zaten seninmiş duygusunu yaşa.

Gözlerini aç ve sahip olduğun için şükretiklerine odaklan. ve gerçekten zevk al. ve gününe devam edip onları evrene gönder ve evrene, senin için, bunları elde edebilmenin yolunu bulacağına güven.

25.06.2007. 08:59

EROL ENGÜR on 14.02.2008. 02:37

slm; Aynı şeyleri Sayın Muhammet Bozdağ'ın Kitaplarında okudum kendisi değerli bir insan
banada çok ilginç geldi fakat şöyle birşey var çok içten gelmeli o duygular basitçe dilden söylemekle olmuyor. ama bazı değerlerimizi yitirmişiz gibi geliyor bana hem çevremize hem de yaradanımıza samimi ve içten yakaramıyoruz. eğer bunu yapabilirsek zaten herşey bizim yani O'NUN İSTEDİĞİ GİBİ OLUR.

Cevap K.M.: İnsanlar o kadar çok maddiyata yöneldilerki, istekleri, arzuları hiç bitmiyor. Sır adındaki kitabın içinde yazılanlar aslında hiç bir zaman sır olmadı, her zaman açıktı.

Hz.Mevlana'nın mürşidi olan Şems sevmediği insanlara şöyle beddua edermiş; Allah seni ummadığın kadar zengin yapsın.

zuhal on 14.12.2007. 10:23

Kuantum düşünce tekniği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ben özellikle yağmurlu havalarda dileklerimi yazıyorum
ve oluyor... Yazmak bir nevi onaylama gibi birşey!
Bunu dahada geliştirmek istiyorum. Şuan yaptıklarım tamamen
rastlantısal gibi geliyor ama inanılır gibi değil...


Olumlama cümleleri hakkında bilgisi olan varsa konuşmak isterim.

teşekkürler

Cevap K.M.: Forum sayfasında bilgi alışverişini artırabilirsin...:)

fatih on 01.09.2007. 10:33

duyu senın sadece sans ben yıllardır hayal edıp dusunuyorum ama sadece o kadar ıstedıklerım olmuyor bu ısın sırrını bana soylermısın mail adresım blu_599 hot.com

Duygu on 29.06.2007. 12:04

Kesinlikle inanılması gereken bir şey .Bir tanıdığım benim çok beğendiğim bir model olan arabasını satın aldığı gün,aynı modelin bir çıktısını internetten aldım ve çalışma masamınüstüne koydum.Her gün kendimi o arabanın içinde hissettim .Daha bir sene geçmeden aynı renk ve model arabaya sahip oldum.Devamlı şükrediyorum veeee..şimdide bir üst modelin resmine bakıyorum ..aldığım gün yine yazacağım..bunlar tabiki maddi şeyler ..ama diğerleride oluyor..Aslında ne istersek o gelir..ya da ne ekersek onu biçeriz ne kadarda doğru..sağlıklı ve mutlu olun...

Görüş bildirin

* = required field

:

:

:


8 + 5 =


« Kasım 2008 »
Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30

Hakkimda

Evet, bu benim Kemal Milar
Yas: 41
Istanbul, TR


Katagoriler


Gecmis Yazilar


Yeni gorusler:


Yakında