Bulundugunuz sayfa: Blog Ana Sayfa · Astroloji · Babilde Gezegenler
Share TweetBabilde Gezegenler
Ay tanrısı Sin, bitkiler, aylar, yıllar, günler ve insanların kaderine hükmeder. Bu son derece güzel bir tanımdır. Günümüzde ay bilinçaltını, güdümleri ve duyguları sembolize eder. Ayın bizim kişiliğimiz ve bilinç dışı davranışlarımız üzerinde son derece önemli bir rolü vardır. Çoğu zaman güdümlerimize bağlı düşünmeden hareket eder yaşarız. Bu güdümlerin ne olduğunu ayın bulunduğu burç, ev ve diğer gezegenlerle oluşturduğu açılar belirler.
Merkür Tanrısı Nabu, kader tabletlerini tutan bilim tanrısı. Bu tanımda son derece anlamlı ve tutarlıdır ki, günümüzde Merkür zeka, iletişim ve bilimle bağlantılıdır. Düşünebilme yeteneğimizi Merkür belirler. Zihinsel yapımızın nasıl olduğunu anlamak için doğduğumuz andaki yıldız haritamızda, Merkür'ün bulunduğu burç, ev ve açılara bakmamız gerekir.
Venüs tanrısı İştar, Aşk tanrısıdır. Bu tanımda son derece anlamlı ve halende anlamını yitirmemiştir. Günümüzde Venüs öncelikle Aşk, sevgi, ilgi ve sosyal ilişkilerle bağlantılı olarak değerlendirilir. Sevgi yada ilgi duyduğunuz, hoşlandığınız alanları anlamak için doğduğumuz andaki yıldız haritamızda, Venüssün bulunduğu burç, ev ve açılara bakmamız gerekir. Bunun dışında Venüs bir erkeğin haritasında nasıl bir eş istediğini gösterirken, Kadının haritasında dişiliğini nasıl ve ne yönde dışarıya vurguladığını gösterir.
Güneş tanrısı Şamaş, yaşamın efendisi ve adaletin koruyucusudur. Bu tanım günümüz astrolojisinde yine kabul görebilecek bir yaklaşımı oluşturur. Güneş bilinci, ruhu, öz benliğimizi ve ulaşmak istediğimiz noktayı yada alanı sembolize eder. Özde ne olduğumuzu, nelere ulaşmak istediğimizi, ruhumuzu nelerin etkilediğini anlamak için doğduğumuz andaki yıldız haritamızda, Güneşin bulunduğu burç, ev ve açılara bakmamız gerekir.
Mars tanrısı Nergal, kötülük taşıyıcı cehennem ve silah tanrısı. Bu tanım günümüzde yerini yönsüz enerjiye ve libido enerjisine bırakmış olsa da, halen yarışın, zaferin, kavganın ve savaşın sembolüdür. İçimizdeki arzunun, enerjinin, savaşçılığın, kazanma isteğinin ne yönde olduğunu, hayatta hangi alanlarda enerjimizi yoğun bir şekilde göstermek istediğimizi anlamak için doğduğumuz andaki yıldız haritamızda, Marsın bulunduğu burç, ev ve açılara bakmamız gerekir. Bunun dışında Mars bir erkeğin haritasında erkekliğini nasıl ve ne yönde dışarıya vurguladığını gösterirken, kadının haritasında ise nasıl bir erkek tipinden hoşlandığını gösterir.
Jüpiter tanrısı Marduk, Babilin koruyucu ve yaratıcı tanrısıdır. Jüpiter günümüzde inancın, merhametin, aklın, anlayışın ve genişleme prensibinin sembolüdür. Günümüzde Jüpiter bu anlattıklarımız dışında, özellikle para, kazanç, gelir ve şansla ilişkili değerlendirilir. Yıldız haritasında Jüpiter'in bulunduğu burçtan ziyade bulunduğu ev ve diğer gezegenlerle yapmış olduğu açılar daha önem taşır. Jüpiter her burçta yaklaşık bir sene kalır ve bir sene boyunca herkesin haritasında Jüpiter o burçta olmuş olur. Bundan dolayı Jüpiter'in bulunduğu burçtan ziyade bulunduğu ev ve diğer gezegenlerle yapmış olduğu açılar daha önem taşır. Ör: Jüpiter'in yükselen burçla oluşturacağı güçlü bir açı( kare, karşıt, kavuşum gibi) kişinin insanlara karşı çok merhametli anlayışlı, yardım sever bir yapıda olduğunu gösterirken, kilo almaya karşıda yatkınlık getirebilecektir.
Satürn tanrısı Adar, Adalet ve düzenin tanrısıdır. Satürn günümüzde düzenin, kuralların, disiplinin, sınırların, oluşumun, maddeselleşmenin ve saygının sembolüdür. Satürn astrolojide en büyük öğretmen olarak değerlendirilir. Satürn'ün bulunduğu ev ve diğer gezegenlerle oluşturduğu açılar, bizim hayatın hangi bölümlerinde zorluklar yaşayabileceğimizi gösterir. Astrolojide sıkıntıların ve mutsuzlukların en büyük kaynağını Satürn oluşturur. Satürn'ün diğer gezegenlerle yada yükselen ve tepe noktasıyla oluşturduğu açılar oldukça önem taşır. Ör: Satürn'ün yükselen noktayla( yükselen burç) yapacağı güçlü bir açı ( kare, karşıt yada kavuşum gibi ) dışarıya yada insanlara karşı kişide bilinç dışı ciddi bir yaklaşım, insanlarla mesafeli olma, soğuk bir izlenim yaratabilecektir. Güneş'le yapacağı güçlü bir açı ise yine kişide bir ciddiyet, insanlar tarafından önemsenme isteği, kendini rahat bırakamama, sınırlı ve mesafeli davranma gibi özellikler getirebilecektir.
Babil dinini oluşturan işte bu tanrılar olmuştur. Fakat babilde çıkartılan yazıtlar incelendiğinde, babillilerde önüne geçilemez bir kader inancına sahip olmadıkları görülür. Babilliler ilkbahar ekinoksuyla başlayan ve 12 aydan oluşan bir takvim kullanmışlardır. İlk burçlar kuşağıyla ilgili bulunan belge İ:Ö: 419 yılına aittir. Daha sonra bu ilim mısır ve yunanlılara kaymıştır. Fakat günümüz ve batı astrolojisinin temelini babil yada kalde astrolojisi oluşturur.
Milattan önce astroloji birçok ülkede, Mısır, Yunanistan, İran ve Hint'te uygulanıyordu. Roma'da "Kalde'li müneccimler gelir gelmez zulümlere uğradılar(M.Ö. II. yy.). İmparatorlar bu müneccimlere baş vurdular, ama uyruklarına, imparatorun kaderini ve devlet işlerinin gelecekte nasıl gelişeceğini öğrenmeye girişmek yasaktı. Hıristiyanlık, astrolojinin, cinlerden esinlendiği hükmünü verdi; Bunun sonucu, astroloji, Yahudilerle Arapların işi oldu. Bununla beraber din bilginlerinin davranışı birbirinden farklıydı; Tanrı bilimci Pierre d'Ailly astroloji inceleme kitapları yazdı. Akuino'lu Aziz Tommaso, kişiler üzerinde yıldızların etkisini kabul ediyordu.
16.06.2009. 02:52
Görüş bildirin
* = doldurulması gereken bölümler