Bulundugunuz sayfa: Blog Ana Sayfa · Astroloji
Share TweetBabilde Gezegenler
Ay tanrısı Sin, bitkiler, aylar, yıllar, günler ve insanların kaderine hükmeder. Bu son derece güzel bir tanımdır. Günümüzde ay bilinçaltını, güdümleri ve duyguları sembolize eder. Ayın bizim kişiliğimiz ve bilinç dışı davranışlarımız üzerinde son derece önemli bir rolü vardır. Çoğu zaman güdümlerimize bağlı düşünmeden hareket eder yaşarız. Bu güdümlerin ne olduğunu ayın bulunduğu burç, ev ve diğer gezegenlerle oluşturduğu açılar belirler.
Merkür Tanrısı Nabu, kader tabletlerini tutan bilim tanrısı. Bu tanımda son derece anlamlı ve tutarlıdır ki, günümüzde Merkür zeka, iletişim ve bilimle bağlantılıdır. Düşünebilme yeteneğimizi Merkür belirler. Zihinsel yapımızın nasıl olduğunu anlamak için doğduğumuz andaki yıldız haritamızda, Merkür'ün bulunduğu burç, ev ve açılara bakmamız gerekir.
Venüs tanrısı İştar, Aşk tanrısıdır. Bu tanımda son derece anlamlı ve halende anlamını yitirmemiştir. Günümüzde Venüs öncelikle Aşk, sevgi, ilgi ve sosyal ilişkilerle bağlantılı olarak değerlendirilir. Sevgi yada ilgi duyduğunuz, hoşlandığınız alanları anlamak için doğduğumuz andaki yıldız haritamızda, Venüssün bulunduğu burç, ev ve açılara bakmamız gerekir. Bunun dışında Venüs bir erkeğin haritasında nasıl bir eş istediğini gösterirken, Kadının haritasında dişiliğini nasıl ve ne yönde dışarıya vurguladığını gösterir.
Güneş tanrısı Şamaş, yaşamın efendisi ve adaletin koruyucusudur. Bu tanım günümüz astrolojisinde yine kabul görebilecek bir yaklaşımı oluşturur. Güneş bilinci, ruhu, öz benliğimizi ve ulaşmak istediğimiz noktayı yada alanı sembolize eder. Özde ne olduğumuzu, nelere ulaşmak istediğimizi, ruhumuzu nelerin etkilediğini anlamak için doğduğumuz andaki yıldız haritamızda, Güneşin bulunduğu burç, ev ve açılara bakmamız gerekir.
Mars tanrısı Nergal, kötülük taşıyıcı cehennem ve silah tanrısı. Bu tanım günümüzde yerini yönsüz enerjiye ve libido enerjisine bırakmış olsa da, halen yarışın, zaferin, kavganın ve savaşın sembolüdür. İçimizdeki arzunun, enerjinin, savaşçılığın, kazanma isteğinin ne yönde olduğunu, hayatta hangi alanlarda enerjimizi yoğun bir şekilde göstermek istediğimizi anlamak için doğduğumuz andaki yıldız haritamızda, Marsın bulunduğu burç, ev ve açılara bakmamız gerekir. Bunun dışında Mars bir erkeğin haritasında erkekliğini nasıl ve ne yönde dışarıya vurguladığını gösterirken, kadının haritasında ise nasıl bir erkek tipinden hoşlandığını gösterir.
Jüpiter tanrısı Marduk, Babilin koruyucu ve yaratıcı tanrısıdır. Jüpiter günümüzde inancın, merhametin, aklın, anlayışın ve genişleme prensibinin sembolüdür. Günümüzde Jüpiter bu anlattıklarımız dışında, özellikle para, kazanç, gelir ve şansla ilişkili değerlendirilir. Yıldız haritasında Jüpiter'in bulunduğu burçtan ziyade bulunduğu ev ve diğer gezegenlerle yapmış olduğu açılar daha önem taşır. Jüpiter her burçta yaklaşık bir sene kalır ve bir sene boyunca herkesin haritasında Jüpiter o burçta olmuş olur. Bundan dolayı Jüpiter'in bulunduğu burçtan ziyade bulunduğu ev ve diğer gezegenlerle yapmış olduğu açılar daha önem taşır. Ör: Jüpiter'in yükselen burçla oluşturacağı güçlü bir açı( kare, karşıt, kavuşum gibi) kişinin insanlara karşı çok merhametli anlayışlı, yardım sever bir yapıda olduğunu gösterirken, kilo almaya karşıda yatkınlık getirebilecektir.
Satürn tanrısı Adar, Adalet ve düzenin tanrısıdır. Satürn günümüzde düzenin, kuralların, disiplinin, sınırların, oluşumun, maddeselleşmenin ve saygının sembolüdür. Satürn astrolojide en büyük öğretmen olarak değerlendirilir. Satürn'ün bulunduğu ev ve diğer gezegenlerle oluşturduğu açılar, bizim hayatın hangi bölümlerinde zorluklar yaşayabileceğimizi gösterir. Astrolojide sıkıntıların ve mutsuzlukların en büyük kaynağını Satürn oluşturur. Satürn'ün diğer gezegenlerle yada yükselen ve tepe noktasıyla oluşturduğu açılar oldukça önem taşır. Ör: Satürn'ün yükselen noktayla( yükselen burç) yapacağı güçlü bir açı ( kare, karşıt yada kavuşum gibi ) dışarıya yada insanlara karşı kişide bilinç dışı ciddi bir yaklaşım, insanlarla mesafeli olma, soğuk bir izlenim yaratabilecektir. Güneş'le yapacağı güçlü bir açı ise yine kişide bir ciddiyet, insanlar tarafından önemsenme isteği, kendini rahat bırakamama, sınırlı ve mesafeli davranma gibi özellikler getirebilecektir.
Babil dinini oluşturan işte bu tanrılar olmuştur. Fakat babilde çıkartılan yazıtlar incelendiğinde, babillilerde önüne geçilemez bir kader inancına sahip olmadıkları görülür. Babilliler ilkbahar ekinoksuyla başlayan ve 12 aydan oluşan bir takvim kullanmışlardır. İlk burçlar kuşağıyla ilgili bulunan belge İ:Ö: 419 yılına aittir. Daha sonra bu ilim mısır ve yunanlılara kaymıştır. Fakat günümüz ve batı astrolojisinin temelini babil yada kalde astrolojisi oluşturur.
Milattan önce astroloji birçok ülkede, Mısır, Yunanistan, İran ve Hint'te uygulanıyordu. Roma'da "Kalde'li müneccimler gelir gelmez zulümlere uğradılar(M.Ö. II. yy.). İmparatorlar bu müneccimlere baş vurdular, ama uyruklarına, imparatorun kaderini ve devlet işlerinin gelecekte nasıl gelişeceğini öğrenmeye girişmek yasaktı. Hıristiyanlık, astrolojinin, cinlerden esinlendiği hükmünü verdi; Bunun sonucu, astroloji, Yahudilerle Arapların işi oldu. Bununla beraber din bilginlerinin davranışı birbirinden farklıydı; Tanrı bilimci Pierre d'Ailly astroloji inceleme kitapları yazdı. Akuino'lu Aziz Tommaso, kişiler üzerinde yıldızların etkisini kabul ediyordu.
Comments (1) 16.06.2009. 02:52
Astrolojinin Başlangıcı

ASTROLOJİ: "Yer olayları üstüne yıldızların etkisini belirtmeğe ve bu etkileri göz önünde tutarak geleceği önceden haber vermeye dayanan müneccimlik( geleceği önceden haber verme) sanatı."
Meydan Larousse'un 1960 basımında astroloji bu şekilde tanımlanır. Astroloji günümüzde halen bir bilim olarak kabul edilmese de, Dünyada halen büyük kitleler tarafından ilgi görmekte ve değer verilmektedir.
Astrolojinin Başlangıcı
Bu sanatın beşiği Babil kabul edilir ( Kalde). Antik çağda doğayla iç içe yaşayan insanlar, yazının bulunmasından çok önce Gökyüzündeki ışıklı cisimleri gözlemlemiş ve ayın etkilerini gözlemlemiştir. Daha sonra mezopotamya bölgesinde tarımla uğraşan halk ekinoks ve gündönümlerinin önemini çok önceden anlamış daha sonra takvimleri oluşturmuşlardır. Astronomiyle ilgili bulunan ilk tablet, İ.Ö. 8. yüzyıldadır. Nebunassar'ın krallığı ile İ.Ö.317 yılı arasında, yani tam 400 yıl boyunca, Babil'de meydana gelmiş tüm ay tutulmaları gösterilir. Hatta gökyüzünü daha iyi gözlemleyebilmek için ismi "Zigurat" olan dev büyük kuleler yaptıkları bilinmektedir( Babil İ:Ö: 7. ve 6. yüzyıllar). Babilliler ayın gözlemlerinden sonra güneş sistemine ait olan ve çıplak gözle görülebilen beş gezegeni tespit etmiş ve her gezegene çeşitli tanrılar atfetmişlerdir. Her gezegene bu kadar tutarlı anlamlar atfetmiş olmaları, son derece anlamlı ve düşündürücüdür.
Comments (3) 16.06.2009. 02:42
Astroloji kendi başına bir bilimdir
Astroloji kendi başına bir bilimdir ve aydınlatıcı bir bilgi yığını ihtiva eder. Bana bir sürü şey öğretti, astrolojiye çok şey borçluyum. Jeofizik bulgu, yıldızların ve gezegenlerin yeryüzüyle bağlantılı gücünü gözler önüne seriyor. O halde astroloji de bir ölçüde bu gücü sağlamlaştırıyor demektir. Bu nedenle astroloji insanlığa hayat veren bir iksir gibidir.
Albert EinsteinAlbert Einstein'ın söylediği sözün Almancası ;
Die Astrologie ist eine Wissenschaft für sich. Aber eine wegweisende. Ich habe viel aus ihr gelernt und vielen Nutzen aus ihr ziehen können. Die physikalischen Erkenntnisse unterstreichen die Macht der Sterne über irdisches Geschick. Die Astrologie aber unterstreicht in gewissem Sinne wiederum die physikalischen Erkenntnisse. Deshalb ist sie eine Art Lebens-elixier für die Gesellschaft!
Albert Einstein'ın söylediği sözün İngilizcesi ;
Astrology is a science in itself and contains an illuminating body of knowledge. It taught me many things, and I am greatly indebted to it. Geophysical evidence reveals the power of the stars and the planets in relation to the terrestrial. In turn, astrology reinforces this power to some extent. This is why astrology is like a life-giving elixir to mankind.
Comments (0) 27.03.2008. 13:54
Uranus Yeter Soz Milletindir
Türkiye 22 Temmuzda Uranüs Rönesansı yaşayacak
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyetini 29 Ekim 1923 tarihinde elindeki tokmağı kürsüye vurduğu sırada saat: 20.25 i gösteriyordu. İşte o an Türkiyenin Yıldız Haritasının oluştuğu andır. O anın Gökyüzü konumunu çıkarttığımız’da Uranüs Türkiyenin 10. ev başlangıcı olan M.C Tepe Noktasıyla kavuşum yapmaktaydı. Bunun anlamı bu ülkede güçlü Reformlar yapılcağı anlamına geliyordu. Uranüs o zamandan bu zamana kadar 360 derecelik Burçlar kuşağını 84 sene sonra Şubat 2007’de tamamlamış oldu. Yani Güneşin çevresindeki turunu 84 yılda tamamlayabildi. Ancak burada önemli bir nokta var, Uranüs Dünya Merkezli Gökgünlüğünde 13 Derece 54 dakika Balık burcundaydı. Güneş Merkezli Gökgünlüğüne baktığımızda 16 Derece 6 yâda 7 Dakika Balık burcunda bulunmaktaydı.

Şimdi 84 yıl sonra Uranüs Türkiyenin kurulduğu günden beri ilk defa 15, 16, 17, 18 Temmuz tarihlerinde bu noktada bulunucak. Bu tam dakikası dakikasına kavuşum yaptığı zaman olmuş oluyor. Dakikayı ve tam matamatisel konumunu bir yana koyarsak derece olarak baktığımızda seçimlerin Uranüs 16 Derece Balık burcunda ilerlerken yapıldığını görüyoruz. Yani Türkiye Cumhuriyeti ilan edildikten sonra Uranüs tekrar 16 derece Balık burcuna geldiğinde Erken Seçime gidilen bir tablo oluşturmakta.
Aşağıda gördüğünüz Harita, 22 Temmuz 2007'de Güneş Merkezli Transit Gezegen Konumlarını göstermektedir. Haritaya dikkatli baktığınızda Transit Uranüs'ün 16 Derece Balık burcunda durduğunu görebilirsiniz.

Buradan yola çıkarak Uranüs bize neyi anlatmakta;
1. Erken seçimi gündeme getirdiğini görüyoruz. Uranüs beklenmedik olanı ortaya koyar. Uranüs astrolojide ani, beklenmedik, sürpriz gelişmelerle alakalıdır. Erken seçime gidilmesi, Uranüsün etkisini ortaya koymakta.
2. Uranüs, Modernizasyon, Demokrasi ruhuyla ve reformlarla alakalıdır. Bu drumda ülkemizde önemli Reformlara gidilebileceğini söyliyebiliriz.
3. Uranüs, Rönesas çağıyla alakalı görülür. Ulu önder Türkiye cumhuriyetini ilan ettikten hemen sonra, Türkiyede çok güçlü ve değişmez reformlar yapıldı. Demekki bu seçim döneminde ve sonrasında Ülkemizde çok güçlü reformlara gidilebileceğini söyliyebiliriz.
4. Seçim öncesi ve sonrası umulmadık, beklenmedik ani sürpriz gelişmeler yaşıyabiliriz.
5. Türkiyenin Yıldız Haritasında Uranüs Tepe Noktasıyla kavuşum içinde, buda bize Türkiyenin Yönetim biçiminde çok güçlü yenilikler olucağını gösteriyor.
6. Uranüs’ün 84 sene sonra 360 derecelik turunu tamamlamasıyla birlikte Türkiye tekrar uyanıcak ve Uranüs Türkiyenin Yıldız Haritasındaki etkisini tam anlamıyla ortaya çıkarıcak.
Uranüsün 16 Derece balık burcuna girmesi sırasında erken seçime gidilmesi aslında astrolojik açıdan çok beklenen bir durumdu. Çünkü Uranüs beklenmedik olan şeyi aniden ortaya koyar. 29 Nisan 2007’de Türkiyede Çağlayan Mitingi’nde Yüzbinlerce vatandaşın toplanması işte Uranüsün etkisinin bir kanıtıydı. Uranüs sanki bağıra bağıra geliyordu, yüzbinlerce vatandaş sokaklara dökülerek “NE DARBE NE ŞERİAT DEMOKRAT TÜRKİYE” diyerek Uranüsün gelişini bildirdiler. Seçim sırasında Uranüs en güçlü konumuna gelmiş olucak. Bu durum Laik ve Demokrat bir Türkiyenin yeniden doğuşu anlamına geliyor.
Yeter Söz Milletindir
Vikipedi, özgür ansiklopedi'de yer alan yazı aşağıda olduğu gibidir.
Türk demokrasisi tarihinde 1950 seçimlerinde DP'nin sloganı "Yeter Söz Milletindir" idi. 1950'de siyasi propaganda serbest bırakılınca DP radyodan ve basılı malzemeden yararlandı. Afiş yoluyla propagandanın devrimle bütünleşen ilk örneğini veren Yeter Söz Milletindir afişinde dur anlamında bir el vardır, altında Demokrat Parti yazar. Üstte sağda Yeter!Söz Milletindi! yazısı vardır.
Bu afişi Mimar Selçuk Milar yapmıştır. Tarihi tanıklıklara göre, bu afiş DP devriminin kendisi kadar etkili olmuş, CHP'liler bile afişin etkisi karşısında şaşırmışlardır. Selçuk Milar, CHP'lilerin de bir afiş için ricada bulunmaları karşısında, Türk milletinin demokrasiyi yaşamasını istediğini ve CHP'nin halkın oyuyla gitmesi gerektiğini söyleyerek afişine tam destek vermiştir.
Bu konuyla ve babamla ilgili bir yazıyıda yakında blog sayfamda sizlerle paylaşıcam.Comments (9) 13.05.2007. 02:48
Burçlar penceresi
Burçların anlamlarını okurken, aklınızdan çıkarmamanız gereken şey siz hangi burçta doğmuş olursanız olun, sizin kişilik yapınızı, Güneşinizin bulunduğu burç belirlemez. Doğum anında almış olduğunuz bütün etkilere bağlıdır. Kişiliğin nasıl bir tarlada büyüme imkânı bulduğuda, kişiliğimizi belirleyen diğer önemli faktörlerden birisidir.
Güneşin Anlamı: Güneş doğarken bütün doğada uyanış olmaya başlar. Çünkü Güneş, ışıktır, aydınlıktır, uyanış, farkına varıştır. Güneş bizim farkında lığımız yani Bilincimizle bağlantılıdır. Buna Ruhumuz yâda özümüzde diyebiliriz. Dünyamızı aydınlatan, can veren tek bir güneş vardır, aynı şekilde hepimizin ruhu özünde tektir, fakat ışığın kırmızı bir pencereden geçtiğini düşünürsek, Bu pencereye Koç burcu diyebiliriz.
Eğer biz güneşin ışığını kırmızı bir pencereden görürsek onun kırmızı olduğunu düşünürüz, fakat kırmızı bir pencereden geçip mavi bir zeminden yansıyarak gelirse yâda ikinci bir pencereden, o zaman ışığı turuncu olarak algılarız. İşte bu ikinci zemin yâda pencereye Yükselen burç diyoruz yani dışarıya gösterdiğimiz yüzümüz, maskemiz. İçimizdeki ruhun ışığı mavi bir pencereden yâda bedenden çıkarak dışarıya kendisini mavi olarak yansıtıyor. Bu durumda kendimizi dışarıya yansıttığımız ışığımızla yâda yüzümüzle tanıyabiliriz. Fakat özümüzde güneşin vurduğu pencere kırmızıdır. Asıl özümüzü oluşturan ışık, gerçek özümüz renksizdir yada bütün renklere sahiptir, tıpkı Güneş gibi. Görmeye başlar, gözümüzü açarsak gördüğümüz evren bize çok şey açıklar ve şükreder mutlu bir şekilde yaşarız.
Evrende her şey bir dönüşüm içindedir, ilkbahar ekinoksuyla Koç burcu başlar öncüdür, sonra Boğa gelir ilkbaharın sabit olduğu zamandır, sonra ikizler gelir değişkendir, Çünkü ikizlerden sonra artık yaz gelecektir. Yaz ayını Yengeç karşılar o öncüdür, sonra aslan gelir sabittir, sonra başak gelir değişkendir ve buna göre burçlar sıralanmış olur. Öncü Burçlar Mevsimlerinde öncüsüdür, Sabit Burçlar mevsimlerinde sabit görüldüğü aylardır, Değişken burçlarda mevsimlerin değişeceği aylardır.
Böylelikle bir yıl içinde 4 Öncü,4 Sabit,4 Değişken Burç oluşmuş olur. Her dörtlüyü ise yine dört element oluşturur. Ateş, Hava, SU, Toprak, Beşinci elementse bu dörtlünün oluşmasına imkan veren ve hepsinin içinde olan Ruhtur ( İsterseniz başka bir isimde verebilirsiniz ). Kısaca Ateş sezişsel canlı, istek dolu bir kaliteyi, Hava Haraketliliği ve Düşünselliği, Su duygusallığı ve hassaslığı ve Toprakta Somutluluğu ve tutarlılığı gösterir.
Ateş Gurubuna dâhil olan Burçlar:
Koç(öncü),Aslan(sabit),Yay(değişken)dir. Bunlar sezişsel tiplemeye girerler. Sezişselliklerde kalitesine bağlı olarak Koç hızlı sezişselliklere güdümlere gider fakat bir yönde, Aslan da sabittir bir yönde derinleşebilir. Yayda daha değişkendir, bir istekten diğer isteğe sıçrayabilir, yerinde duramaz.
Hava Gurubuna Dâhil olan Burçlar:
Terazi(öncü),Kova(sabit),İkizler(değişken)dir. Bunlar düşünsel ve haraketliliği seven burçlardır.
Su Gurubuna Dahil olan Burçlar:
Yengeç(öncü),Akrep(sabit)Balık(değişken)tır. Bunlar Duygusal ve hassastır.
Toprak Gurubuna Dâhil olan Burçlar:
Oğlak(öncü),Boğa(sabit), Başak(değişken)dir. Bunlar duyumsal, pratik ve oluşturucu burçlardır. Somut şeyler ister ve ona göre yaşarlar. Gördükleri yâda dokundukları vakit inanırlar.
12 Burç ve 12 Pencere:
Koç Penceresi: Astrolojide 1.Evin Yöneticisi, Kişisel, Lider, Atak, Cesur, Savaşıp kazanmak isteyen. Aceleci.
Boğa Penceresi: 2.Evin Yöneticisi, Maddi, Yapılandırıcı, Oluşturucu, Üretken, Emniyetçi, Zevkine düşkün. Sabit.
İkizler Penceresi:3.Evin Yöneticisi; Entelektüel. Düşünür, Konuşur, Araştırır, Yazar, Entelektüel. Değişken.
Yengeç:4.Evin Yöneticisi; Evcil. Hisseder, Korur, Sever, Bakar, Biriktirir. Öncü.
Aslan: 5.Evin Yöneticisi; Yaratıcı, Gösterişli, Güçlü, Parlamayı seven, Sanatçı. Sabit.
Başak: 6.Evin Yöneticisi; Çalışkan, İnceleyen, mantıklı, ayrıntılarına giren, eleştirici. Değişken.
Terazi: 7.Evin Yöneticisi; Tartan, Adil, Arabulucu, Seven, Birlik arayan. Öncü.
Akrep: 8.Evin Yöneticisi; Yaşam ve Ölüm. Dönüştürücü, Gizli Olanı Arayan, Derin duygular duyan, ihtiraslı. Sabit.
Yay: 9.Evin Yöneticisi; Gezgin, Filozof, Sporcu, Maceracı, Göçebe yaşayan. Değişken.
Oğlak:10.Evin Yöneticisi; Patron, Sabırlı, İhtiraslı, Yükseklere tırmanan, disiplinli, Ciddi, Saygılı. Öncü.
Kova: 11.Evin Yöneticisi; Birlik arayan, Yenilikçi, Bilimsel, Bağımsız, Sıra dışı olmayı seven, Zeki. Sabit.
Balık:12.Evin Yöneticisi; Mistik, Âşık, Hayalci, Ruhsal, Evresel, ,Kendinden Geçen. Değişken.
Comments (20) 10.05.2007. 13:45
Astroloji ve Taslar
KOÇ: *Elmas*(cesaret) ; *Beyaz safir(Zihinsel huzursuzluk,tedirginlik,okult uygulamalar) ; *Kan taşı(kanamaların durdurulması)
BOĞA:*Mavi Safir*(ruhsal aydınlanma,göz hastalıkları,sükunet bulma) ;
*Firuze(Venüs taşı,huzur ve şifa verir,kutsal taş olarak bilinir,negatif ve zararlı düşünceleri uzaklaştırır,gümüşle birlikte kullanıldığında etkisi daha çok güçlenir)
İKİZLER:* Agate*(verim ve bereket,zenginlik “ en değerlisi yosunlu agatedir”, Rahatsız edici düşünceleri”çevremizden gelen” uzaklaştırmaya yardımcı olur )
*Krizoprase*(agate gibi bir kuvartz türüdür,elma yeşili renktedir,girişilen yeni işlerde başarı arzusu uyandırır,medyumluk,duru görü ve sezgilerin geliştirilmesine yardımcı olur”balık ve başak burcunda doğanlar tarafından takılması uygundur.
YENGEÇ: *Zümrüt*(göz hastalıklarına çok iyi gelir,cesareti arttırır,zayıf belleği güçlendirir.”ay kişinin yıldız haritasında kötü durumdaysa takıması iyi olmaz”, Omurga rahatsızlıklarına iyi gelir.
*Ay Taşı,Feldispat*(Korkuyu yenmede ve astım,akciğer rahatsızlıklarını tedavi eder.)
*Kaplan Gözü*(cesareti arttırıp astım hastalığına iyi geldiği söylenir)
*İnci*(baş dönmesine iyi gelir),*Kuvartz*
ASLAN: *Sardoniks*(iki tabanlı bir akik taşıdır) *Krizolit,Zebercet”(korkuyu yatıştırır,kalp rahatsızlıklarına iyi gelir)*Turmalin*(melankolik durumlarda aslan burcuna yardımcı olur/ pembe,mavi,sarı,beyaz ve kırmızı türleri vardır
*Kehribar*(Boğaz ve tiroide iyi gelir)
BAŞAK: *Akik*(ruhsal her türlü saldırıya karşı çok güçlü bir savunucudur,özellikle göbeğe takılan iri bir akik bu tür saldırılara karşı güçlü bir etki gösterir,eskiden bu taşa bu yönden çok değer verilirdi.
*Yeşim*(saf ve temiz düşünceler sağlaması açısından değer verilirdi.
TERAZİ: *OPAL*(yumuşak bir kuvartz türüdür,göz hastalıklarına iyi geldiği söylenir.
AKREP:*Beril ve Akuamarin*( birbirlerine çok benzeyen taşlardır Beril parlak mavi ile beyaz arasında değişirken,akuamarin solgun mavi yeşildir,vizyonsal yada duru görü yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olur).
YAY:*Topaz*(Cesareti,mutluluğu, neşeliliği uyarmakta en etkili tür,turuncu renkli topazdır. Şakaklara yerleştirilen topazın zihni sakinleştirdiği .bedeni gevşettiği ve dinlendirici bir uyku verdiği söylenir.
OĞLAK:*Yakut,Spınel,Malahit*(Romatizmal ağrılara iyi gelir,adalelerin güçlenmesine yardımcı olur)
*Oniks*(Her türlü çatışmaya karşı yardımcı olduğu söylenir)
*Kara Kehribar*(Özellikle negatif enerjileri arındırdığı için bir nazarlık olarak üstlerinde yada evlerinde bulundurulur)
KOVA:*Yemen Taşı,Zirkon,Grena*(Tehlike yaklaştığında insanları uyarması yönüyle tanınırdı.
BALIK: *Ametist*(Uyum ve denge oluşturmada eşine az bulunur bir değere sahiptir.
Comments (2) 10.05.2007. 13:10
KAHİNLİK YAPAN YALAN SÖYLER
Astrolojiyi günümüzde Fal sanatı olarak kulanan insanlarla ilgili aktuel dergisinde bir yazı çıkartmıştım...Bu yazı internette derki.com Burada benimle yapılan söyleşiyi tekrar sitemde yayınlamamın faydalı olucağını düşünerek o yazıyı burda sizlerle tekrar paylaşmak istedim.
Yeni Aktüel'in arka sayfalarında astroloji yazıyorum. Haftalık burçlar! Sevgili kova, yengeç diye başlayan yazılar. Astrolog değilim olmayı da hiç düşünmedim. Ancak küçük yaşlardan beri astroloji ile ilgilendiğim için, bir şekilde o bölge boşalınca, hadi Aycan sen yaz dediler. Yazıyorum da, eğlenerek, sağdan soldan araştırarak, çoğu da geyik yaparak. Sağolsun insanlar bana çok eğlendiklerini söylüyorlar. Değil mi sevgili akrep!..
Son yıllarda astrolojinin trendi giderek yükseliyor. Astroloji bir bilim mi fal mı tartışmaları sürüp gidiyor. En son Diyanet İşleri Başkanlığı astrolojiyi din dışı ilan etti. Buna rağmen trend yükseliyor. Örneğin önümüzdeki yıl İzmir'de yapılacak Kehanet Festivali'ni duymuş muydunuz! Antik çağın ünlü kehanet merkezlerinden İzmir Menderes'deki Klarios Bilicilik Okulu 3 bin 400 yıl sonra yeniden canlanacakmış. Festivale dünyanın birçok ülkesinden astrolog ve arkeologlar çağrılıymış. Astroloji bir kehanet sanatı mı yoksa insanlara ufuk açan bir disiplin dalı mı! Bana göre ikincisi ama astrolojiyi kötü kehanet sanatı olarak görenler de var.
Buna karşı her geçen gün astrolojinin itibar kazandığı da bir gerçek. Örneğin geçtiğimiz haftalarda İngiliz Sunday Times gazetesinde bir bakalım: İngiltere Kraliyet Astronomi Derneği'nin üyelerinden, Plymouth Üniversitesi'nde astronomi dersleri veren Dr. Percy Seymour yazdığı bir kitapta güneş, yıldızlar ve gezegenlerin henüz doğmamış bebeklerin beyinlerini etkilediğini ve bunların ölçülebildiğini iddia etti. "Astrolojinin Bilimsel İspatı" adlı kitabında dünyanın manyetik alanının güneş ve aya ait manyetik alanların arasındaki iletişimden etkilendiğini belirtiyor. "Bu da gösterir ki, tüm güneş sistemi dünyanın manyetik alanı üzerinde bir senfoni çalıyor. Hepimiz de genetik olarak bu senfoniden değişik melodiler almak için akort edilmişiz".
HİÇ BU KADAR AĞLAMAMIŞTIM
Astronomi ile ilgilenen bir bilimadamının, bütün pozitifistlerce "tu kaka" olarak ilan edilen astroloji ile ilgili olumlu görüş bildirmesi güzel ama işin bir başka tarafı var ki çok tehlikeli: Kehanet.
Kehanet çok tehlikeli bir şey ve malesef bazı astrologların yaptıkları astrologluk değil kahinlik! Üstelik onlara gelen insanların ruh sağlıklarını hiç gözönüne almadan, yeterince bilgi ile donanmadan, yaptıkları tehlikeli kehanetler. Bu kehanetler gerçekten insanları depresyona sokabiliyor. Kimileri de hastanelik oluyorlar.
Örneğin Zehra D. 29 yaşında psikoloji eğitimi almış bir insan, şu anda hizmet sektöründe çalışıyor. Tanınmış bir kadın astroloğa gittikten sonra, hayatında hiç ağlamadığı kadar ağladığını söylüyor. Astrolog 10 yıllık ilişkisinden henüz ayrılmış olan Zehra'ya kesinlikle çok sıkıntılı günler geçireceğini, bu ilişkiye dönmesinin mümkün olmadığını, çok uzun yıllar aşksız yaşayacağını söylüyor. Zehra hanım olayın şokunu epey bir zaman üzerinden atamamamış. " İyi ki psikoloji eğitimi almış bir insanım, almasaydım ne olacaktı ki bilmiyorum. Son derece kötü etkilendim. Psikoloji sağlam bir insan olmasaydım, o gün duyduklarımın etkisinde kalarak çok ciddi sorunlar yaşayabilirdim" diyor.
20 yaşında genç bir erkek, yine tanınmış bir astroloğun ısrarıyla haritasına baktırıyor ve en çok korktuğu şeyleri duyuyor ve sinir krizi geçirerek hastaneye kaldırılıyor. 45 yaşında bir başka kadın astroloğa gidiyor ve astrolog ona kocasının bir yıl içinde ölebileceğini söylüyor. Adam yaşıyor ama kadın sinir krizinden hastanede!
Bir başka astrolog 17 yaşında, henüz hayatının baharındaki bir genç kıza 7 tane kürtaj geçireceğini söylüyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün! Peki ne oluyor! Bu kehanetlerin hepsi gerçek mi! Gerçek bile olsa insanlar hangi yetkiyle insanlara böyle telkinlerde bulunabiliyorlar! Hassas yapıdaki insanların bundan etkilenebileceğini düşünmüyorlar mı!
KAHİNLİK YAPAN YALAN SÖYLER
Astrolog Kemal Milar "size kaç kere evleneceğinizi söyleyen, ne zaman öleceğinizi, ne zaman kaza geçireceğinizi, ne zaman ölümcül bir hastalığa yakalanabileceğinizi , ömür boyu mutsuz yaşayacağınızı söyleyen bir astrologdan uzak durun" diyor.
Kendisine gelen bir müşterinin de bir astroloğun 27 yaşındaki genç bir kıza 33 yaşında karaciğer kanseri olacağını söylediğini anlatan Milar yine başka bir astroloğun kendisine gelen kişiye şöyle söylediğini anlatıyor: "Kadına beş evlilik yapacaksın diyor. İlk kocası trafik kazasında ölecek, ikincisinden kavga ederek ayrılacak, üçüncüsünde aldatılacak, dördüncüsünde kısmen uzun bir evlilik yapıp boşanacak, beşincisinde mutluluğu yakalayacakmış.
Kaderi ve geleceği dünyada kimse okuyamaz" diyen Milar ekliyor: "Kaderi okuyorum diyen yalan söylemiştir. Astroloğa geleceği sormak yerine ne için gitmemiz gerekir diye düsünebilirsiniz! Kişinin kendisini tanımasına yardımcı olmak için diyor. "Satürn süründürür, pluto adamı öldürür gibi saçmalıklara gidilemez.
Yada 6. ev süründürür 8. ev adamı öldürür denmez"diyor. Astrolog Ayda Ersan da astrolojinin yanlış kullanımından kaynaklanan bir çok şikayet olduğunu kabul ediyor ve astrolojinin bir kehanet aracı olarak değil kendini tanıma aracı olarak kullanılması gerektiğini vurguluyor. "Bir haritaya bakarak neler yapılabilir! derseniz söylenecek çok şey var tabii.
Ama öncelikle sizin yeteneklerinizin nerede yattığını ya da gizli kalmış yönlerinizi görebiliriz. Örneğin korkularınız ya da bastırdığınız yönleriniz nelerdir, fiziksel rahatsızlıklarınız alanda ortaya çıkıyor. Travmatik bir olaylardan ne şekilde etkileniyorsunuz, yeteneklerinizi nasıl kullandınız yada bundan sonra nasıl kullanabilirsiniz? İnsanın ehil olan hangi astroloğa giderse gitsin, yaklaşık aynı şeyleri duyması gerekir.
Tabii bilginin yanlış kullanımı yada sert ifadeler o kişinin üzerinde derin etkiler de bırakabilir. Öncelikle bir astrolog haritaya baktığında o kişinin ruh yapısıyla ilgili bilgi sahibi olur ve ona göre hareket etmesini de bilmelidir.
Zaten astrolojinin de bir etiği vardır ve insanları negatif duygulara ya da büyük korkulara sürükleyecek yorumlardan kaçınmak gerekir. İşte astrolojiyi falcılıktan ayıran en önemli nokta da budur. Kişiyi öncelikle kendini keşfetmeye yönlendirir. Geleceği yönlendirmeyi bu şekilde kişinin kendi insiyatifine bırakır ve aşırı kadercilikten de uzak tutar"..
Comments (11) 03.04.2007. 03:51
Astrolojide Uranus etkisi
Uranüs: Yenilik, Teknoloji, Aykırılık, Farklı olma, Elektrik ve Teknoloji yazmıştık. Şimdi bunu biraz daha genişletmek istiyorum. Güneş Uranüsle Kavuşum, Kare yada Karşıt açı içindeyse bu insanlar;
1 - Özgürlüklerine çok düşkün olurlar, Uranüs onlara güçlü bir özgür olma isteği verir.
2 - Sıradışı olmak onların genellikle hoşlarına gider, diğer insanlara benzemek istemezler.
3 - Bağımsızlıklarına aşırı düşkün olurlar, bundan dolayı asi ve hırçın davranışlar sergilemeye yatkınlıkları olur.
4 - Astrolojiyle ilgi duymalarının bir sebebide farkına varma isteklerinden gelir. Kendilerini tanımak isterler.
5 - Değişken gruptan değillerse ( İkizler, başak, yay ve balık ) rahatlıkla vücutlarına Dövme, piercing yatırabilirler.
6 - Avrupa yakası dizisinde izlediğimiz gibi Anadolu rakçı olabilirler. :)
7 - Birisiyle uzun süreli ilişki kurmaları genellikle zor olabilir. Çünkü, başkaları tarafından domine edilmekten asla hoşlanmazlar.
Bu yazdıklarım dışında pek çok örnek verilebilir. Mesela Forum üyelerimizden Kurby şöyle yazmıştı;
kurby yazmış: işte bu!hepten aykırı olmanın sebeplerini buluyorum yavaş yavaş.uranüs açı yaptığı gezegenlere aykırılık veriyor diye okudum.uranüsüm, güneş ile 90, Venüs ile 60, mars ile 180, Neptün ile 45 derecelik açılar yapıyor.
bu nedenle baskılara boyun eğmiyorum(baskı altına alındığımda saatli bombadan farksızımdır.tiktak tiktak!),bu nedenle hayallerim sıradışı, bu nedenle ruhum aykırı.ömür boyu tek başıma yaşama isteğim var.
annemin en büyük sorunu, erkek gibi davranmam.hehe!ben gayet memnunum ama o pek değil.erkek gibi kız istemiyor.mars-uranüs-güneş birbirleriyle sert açılar alıyorlar.ve evet, erkeklerle yarışmaktan büyük zevk alıyorum.ama en iyi arkadaşlarım hep erkek.çelişki!
sevgili admin, size teşekkürlerimi sunarım.çözümleyemediğim bazı noktaları yazılarınızla çözeceğim sanırım.benim bir türlü anlamlandıramadığım gezegenlerin birbirleriyle yaptığı açılardı.onlardı çözüyorum. teşekkürler.
Şimdi kurby o kadar samimi, o kadar içten kendisini dile getirmişki, yazdığı yazıya fazla ekleme yapmaya gerek kalmıyor!. Bir bayanın Haritasında hem mars, hemde Uranüs güçlü açı içindeyse, Mars'tan aldığı etkiyle bir kız gibi değil, bir erkek gibi davranmaya yatkınlıkları olur.
kurby "erkeklerle yarışmaktan büyük zevk alıyorum" yazmış, evet bir bayanın haritasında Güneş Mars güçlü açıdaysa erkeklerle yarışmaktan, hatta onlardan daha çok erkek olduklarını göstermekten oldukça hoşlanırlar. Asla bir erkeğin kendilerini ezmesine izin vermezler. Onları ezmeye kalkacak erkeklerin işi oldukça zordur, zaten bunu asla başaramazlar.
Peki Uranüssün dez avantajları nedir? Uranüsyen bir insansanız nelere dikkat etmeniz gerekir?
Forum sayfasına üye olarak sizde Uranüsle ilgili bilgi paylaşımına katılabilirsiniz.
Comments (23) 06.02.2007. 05:02
Yıldız haritasında ay

Astrolojide Burç olarak bildiğimiz şey aslında Güneş burcudur. Yani Güneş hangi burçta ilerliyorsa, kişinin burcu o burç olur. Astroloji yalnız Güneşin ilerlediği Burçtan ibaret olmayıp, Kişisel Yıldız Haritası'nı esas alır. Yıldız Haritasında kişinin burcu kadar önemli olan birçok faktör vardır. Yıldız Haritasında Güneş Burcu Özbenliği, Bilinçi ve Ruhu sembolize ederken, Ay burcu Bilinçaltını, Hafızayı, Otomatik tepkileri, Güdüm mekanizmasını, Anne arketipini gösterir.
Astroloji Güneş Burcunuzdan başka;Merkür Burcunuz, Venüs Burcunuz, Mars Burcunuz, Jüpiter Burcunuz, Satürn Burcunuz, Uranüs Burcunuz, Neptün Burcunuz, Pluto Burcunuz vardır. Bunlardan Ay Burcu, Merkür Burcu, Venüs Burcu, Mars Burcu insanlar tarafından rahatlıkla gözlemlenebilir, varlığı rahatlıkla hissedilebilir gezegenlerdir.
Tanım

Yıldız Haritasında Ay kişinin Duygularını, Biliç altı'nı, Hafızayı, Güdümsel Tepki mekanizmasını gösterir. Ay bulunduğu Burca, bulunduğu ev ve diğer gezegenlerden aldığı açılara bağlı olarak özelliklerini ortaya koyar. Ay Güdümsel (düşünülmeden ortaya konan)tepkileri yönettiği için kişi verdiği tepkilerin neye bağlı verildiğini anlıyamaz. Astrolojide Ay aynı zamanda Kadın ve anneyle alakalı görülür.
Nasıl yorumlanırKişinin Yıldız Haritası'nda Ay Koç burcundaysa şöyle düşünülmesi gerekir. Koç burcu ateş gurubudur. Ateş gurubu psikolojik açıdan bakıldığında Sezgisel Tiplemeye girer. İlkbahar Ekinoksu ya da Mevsimi onunla başladığı için öncü grup'tur. Koç burcunun yönetici gezegeni Mars'tır. Mars Astrolojide Libido, Cinsellik, zafer kazanma isteği, ele geçirme isteği ve maçolukla alakalıdır. Buna bağlı olarak kişinin Ay'ı Koç burcundaysa kişinin bilinç altı gergin, kazanma ve ele geçirme isteğinde, güdümsel olarak kavga çıkarmaya yatkın olucaktır. Kişinin Ayı Koç burcunda değil ama Mars gezegeninden güçlü açı alıyorsa( 0°, 90° ve 180°) Ay'ın Koç burcunda olmasından daha da fazla bir gerginlik içinde olacaktır.
ÖrneklerMesela Ay Boğa Burcu'ndaysa, kişi güdümsel olarak para kazanma, kendisini güvence altına almaya. İkizler Burcu'ndaysa gümsel açıdan insanlarla hep iletişim içinde olmaya, haberleşmeye, öğrenmeye karşı ilgili olacak, fakat ikizler burcu değişken olduğu için güdümleri ve duyguları çok hızlı bir şekilde değişmeye yatkın olucaktır. Yengeç Burcu'nda bulunan ay ise eve, anaçlığa yatkın, yuvayı seven, yuvada huzur arayan güdümsel bir yapı içinde olur. Ay hangi burçtaysa o burcun etkileri güdümsel mekanizmayı etkileyecektir.
Güdümsel mekanizmanın iyi anlaşılması için Ayın bulunduğu burca, bulunduğu eve ve aldığı açılara bakılması gerekir.Bunların hepsinin sentezi ancak Yıldız haritası'na hakim bir astrolog tarafından yapılabilir. Bu noktada olasılık hesabı yükselmesinden dolayı bilgisayar destekli raporlar hiçbir zaman bu sentezi veremezler. Ama yinede kişi için bazı ipuçları alınabilir. Astrolojide evler en az burçlar kadar önemlidir.
Mesela Ay Koç Burcunda, 10.Evde ve Mars Gezegeniyle kavuşum içinde, Satürnle karşıt açıda ve uranüs gezegeniylede karşıt açıda olsun. Bu durumda bilinçaltı gergin ama tutuk ve ciddi bir yapıda(Satürn'den dolayı), asi olmaya ve asi tepkiler vermeye yatkın(uranüs) olacaktır. Şimdi 10.cu evin neler ifade ettiğine bakalım.
10.Ev (Oğlak burcu'nun evi): Kariyer, şöhret, başarı, yükselme, dünyaya karşı olan sorumluluklarımız ya da hedeflerimiz. Demekki kişi güdümsel olarak, kariyerine önem veren, hayatta başarılı olmayı ve hep üstte olmayı isteyen, kendisini ciddiye alan, kendi kendisinin patronu olmayı isteyen, çalıştığı işte yaratıcı(Uranüs) ama asi tavırlar sergilemeye yatkın(yine Uranüs) ama bir o kadar da ciddiye alınmak ve önemli görülmek isteğinde(Satürn ve 10. Evin etkisi) olduğunu gösterir.
Burçlara göre yorumu Kişisel Yıldız Haritasında Ay Koç burcundaysa;Koç burcunun özelliklerine bakmamız gerekir. Koç burcu psikolojik açıdan Sezinsel tiplemeye girer. Demekki Ay ( Kişinin Bilinç altı, güdümleri )Bu burçta sezgisel çalışıyordur. Koç Burcu Ateş Grubu'dur. Bütün Ateş grupları sezinsel'dir.
Koç burcunun Yönetici gezegeni Mars'tır. Mars Mitolojide Savaş tanrısıdır. Astrolojidede yine savaşı, kazanma isteğini, libidoyu, Erkek Arketipini gösterir.
Bu durumda Eğer Kişinin Kişisel Yıldız Haritasında Ay Koç burcundaysa kişinin Bilinç altı gergin ( Ay hasastır, Koç burcundayken rahatsız konumda olur), Kazanma ve elegeçirmeye güdümü içinde olur.
Comments (60) 03.01.2007. 14:17
Ateş, Hava, Su Ve Toprak Grupları

Zodyak ya da Burçlar kuşağı 12 Burçtan oluşur. 3 Ateş elementi, 3 Hava Elementi, 3 Su Elementi ve 3'te Toprak elementi vardır. Elementler esasında günümüz Jung psikolojisine göre şöyle değerlendirilebilir. Ateş grupları Sezinsel tiplemeye girerler. Sezinsel yapıya sahip olan ateş gruplarından Koç ve Yay Burçları çok çabuk birşeyler sezinleyip hemen harekete geçerler. Yani üzerinde çok düşünmeden karar alıp, ona bağlı haraket edebilirler. Aslan burcu, Koç ve Yay burcuna nazaran daha temkinli haraket eder.
Psikolojik açıdan Sezinsel Tiplemenin Zıddı Duyumsal Tiplemedir. Astrolojide buna Toprak Grupları denk gelir. Toprak grupları Duyumsal'dır, Dokunmak, tutmak isterler. Genellikle tutulabilir, dokunulabilir olan şeylere inanmaya meğillidirler. İşlerini emniyete almak, maddi kazançlarından emin olmak, arkalarını daima güvencede tutmak isterler.
Hava ve Su gruplarıda psikolojik açıdan birbirlerinin zıddını oluştururlar. Tıpkı Ateş ve Toprakta olduğu gibi. Nasıl ki Ateş Grubu bir burç sezgiyle ilerlerken, Toprak grubu mantıkla ilerler. Toprak grupları yapıcakları işten emin olmak isterler, halbuki Ateş grupları sezgileriyle haraket edip, ona göre davranır ve yaşarlar.
Mesela Düşünsel tiplemede ki bir kişi, yaşadığı bazı olayları duygusal karşılamak yerine, o olayı mantığıyla halletmeye ve çözmeye çalışır.
Hava Gurupları Objektif olarak değerlendirilirken, Su Grupları daha Subjektif olarak görülür. Su Grupları hissel bir yapıdayken, Su Grupları Duygusal bir yapıdadır.Bu yazıyı beğendiyseniz aşağıda bu konuyla ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz. Yazarken saygılı ve dikkatli olmaya özen gösterin.
Comments (18) 03.01.2007. 06:44
Burçlara Giriş
Burçlar neye göre Öncü, Sabit ve Değişken olurlar
İlkbahar mevsimi Koç Burcuyla başladığı için Koç Burcu Öncü Grup tan kabul edilir. Daha sonra Boğa Burcu gelir, Boğa Burcu ilkbahar mevsiminin sabit yaşandığı dönem olduğu için Boğa burcu Sabit Grub a denk düşer. Bunu İkizler Burcu takip eder, bu dönemde mevsim dönmeye(değişmeye) başladığı için ikizler Burcu Değişken Gurup ta yer alır.

Yaz Mevsiminin öncüsü Yengeç Burcu dur, yaz mevsimi yengeç burcuyla başlar. Bu mevsimin sabit grubu Aslan Burcu, değişkeni ise Başak Burcu dur.
Sonbahar Mevsimi Terazi burcuyla başlar, bundan dolayı Terazi Burcu Öncü Kabul edilir. Sonbahar mevsiminin sabit yaşandığı mevsim Akrep Burcu' na denk gelir, Daha sonra Mevsimin dönmeye başladığı zaman Yay Burcu dur. Bundan dolayı Yay burçları değişken Grupta yer alırlar.
Kış Mevsimi Oğlak Burcu' yla başladığı için Oğlak Burcu Bu mevsimin öncü grubu olur. Daha sonra kış mevsiminin sabit yaşandığı dönem Kova Burcu olduğu için Kova Burçları Sabit Kalitede değerlendirilir. Daha sonra Kış mevsimi bitip ilk bahar mevsimine geçilirken mevsim değiştiği için bu dönemde Balık Burcu yer alır. Balık burcunun yaşandığı dönem değişken olduğu için Balık Burçları değişken kalite olarak değerlendirilirler.

Burçların genel olarak niye öncü, neden sabit ve neden değişken olduğu bu yazıda anlatıldı. Bu konuyla ilgili aklınıza çeşitli sorular gelecektir, Afrikada 4 Mevsimin yaşanmadığı gibi yada diğer yerlerde. Bu soruyu şimdilik es es geçin, ilerde bununla ilgili açıklamalarda bulunulacaktır. Bu soru bizi çok derinlere götürür. O yüzden onu burada işlemek yerine Ateş, Hava, Su ve Toprak burçlarının ne anlama geldiğine bakabiliriz, bunun için Tıklayın..
Bu yazıyı beğendiyseniz aşağıda bu konuyla ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz. Yazarken saygılı ve dikkatli olmaya özen gösterin.
Comments (88) 02.01.2007. 12:28
Astrolojide Evler

Astrolojide evler burçlar gibi 12 adettir. Doğu ufkundan başlayarak saat yönünün tersine doğru sıralanırlar. Bunların anlamları sırasıyla şöyledir:
* 1.Ev (koç Burcunun evi): Kişilik, maske, dışa gösterdiğimiz yüz, beden, sağlık, kişisel farkındalık.
* 2.Ev (boğa burcunun evi): Maddi güvence isteği, maddi kazanç, para kazanma ve harcama.
* 3.Ev (ikizler burcunun evi): İletişim, kısa yolculuklar, bilgi, eğitim, yakın akrabalar, komşular.
* 4.Ev (yengeç burcunun evi): Yuva, ev, dünya, geldiğimiz yer, anne, ebeveynler.
* 5.Ev (aslan burcunun evi): Yaratıcılık, yaratıcı kişiliğin sergilenmesi, sanat, aşk, eğlence, çocuklar, kumar.
* 6.Ev (başak burcunun evi): İş, çalışma, hizmet etme, faydalı olma, pratiklik, sağlık, kişisel gelişim, temizlik, ayrıntılar.
* 7.Ev (terazi burcunun evi): İkili ilişkiler, ortaklık, anlaşmalar, evlilik, eş.
* 8.Ev (akrep burcunun evi): Ölüm ve yeniden doğum, yenilenme, dönüşüm, gizli ilimler, miras, ortak paralar.
* 9.Ev (yay burcunun evi): Seyahat, yurt dışı yolculukları, uzak ülkeleri dolaşma, felsefe, din, yüksek öğrenim.
* 10.Ev (oğlak burcunun evi): Kariyer, şöhret, başarı, yükselme, dünyaya karşı olan sorumluluklarımız ya da hedeflerimiz.
* 11.Ev (kova burcunun evi): Arkadaşlar, gruplar, grup çalışmaları, organizasyonlar içinde ortak hedefler için çalışmalar.
* 12.Ev (balık burcunun evi): Bilinçdışı, kolektif bilinç, ruhsal çalışmalar, içe çekilme, içe dönüş, kapanma, izolasyon.
Evlerin genel anlamları kısaca yukarıda anlatıldığı gibidir. Yıldız Haritasında Güneşi Birinci evde olan biri, hangi burçtan olursa olsun Koç Burcunun özelliğini ortaya koyacaktır. Oda ataklık, girişimcilik ve öncülüktür. Böyle biri hep kazanmak, elegeçirmek isteği içinde olur. Daima birinci olmak isteği taşır.
Dolayısıyla hassas kabul edilen Güneşi Yengeç burcunda ama birinci evde olan biri koç özellikleri sergileyecektir. Ancak, Eğer Güneşi Satürn den güçlü bir açı alıyorsa o zaman kişide temkin ve ihtiyat olucaktır. Böyle biri temkinli, dikkatli davranıp, sakin bir şekilde kazanmak ister.
Astrolojide Açılar
Güneş, Ay ve diğer gezegenlerin Yıldız Haritasında birbirleriyle oluşturdukları bakış açısına astrolojide açılar denmektedir. Gezegenlerin birbirleriyle oluşturdukları bakış açıları Kişisel Yıldız Haritasında oldukça önemlidir. Eğer bu açılar kavuşum( 0°), kare(90°), ya da karşıt açıysa(180°) bunlara güçlü açılar denilir. Eğer açılar altmış derece(60°), yüzyirmi(120°) dereceyse bunlar uyumlu açılardır. Kişilik yapısında en bariz göze çarpan açılar daima güçlü açılardır.
Gezegenlerin oluşturduğu açılara örnekler
Yıldız Haritasında Güneş Mars'la güçlü açıdaysa(0°, 90°, 180°) o zaman bu kişi Dişi ya da erkek olsun Mars'ın etkilerini güçlü bir şekilde dış dünyaya gösterecektir. Bunlar çabuk kavga etmeye yatkınlık, gerginlik, önce ben sahip olayım isteği, arzulu olma, bildiğini okuma, saldırganlığa yatkınlık, kavga çıkarmaya yatkınlık olacaktır. Eğer kişi bayansa o zaman yapısında erkek gibi davranmaya ve kavga etmeye yatkınlık görülecektir. Erkekten çok erkek gibi olma, erkeklerle yarışma isteği ya da erkekleri küçümsemeye kalkmada bu özelliklere eklenebilecektir.
Mesela Kişinin Yıldız haritasında Güneş hem marsla, hem de Uranüs’le Güçlü bir bakış açısı oluşturuyorsa o zaman kişi hem erkeksi ve kavga etmeye yatkın, hem de asi ve aykırı bir karakter sergileyecektir. Uranüs Yıldız Haritasında neyle açıya geçerse, açıya geçtiği Gezegenlere bir aykırılık getirecektir. Eğer bu Güneşse, aykırı bir ruh, Venüs ise sevdiği hoşlandığı şeylerden kolay sıkılabilme, hep yeni şeylerden hoşlanma ve çapkınlığa yatkınlık, Merkür ise zihinsel anlamda aykırı olma, söylenen şeyin zıddına gitme, zıddı gösterme, Mars'sa Yeni Zaferler elde etme, aykırı davranışlara yatkınlık, fiziksel hareketlerde ani düşünmeden hareket etme, hızdan hoşlanma olacaktır.
Bu konuyla ilgili sormak istediğiniz şeyleri aşağıda dile getirebilirsiniz. Sorularınızı yada düşüncelerinizi aşağıya saygılı bir dille yazın Lütfen!.
Comments (103) 02.01.2007. 08:28