11 Eylül Büyük Bir Yalan

Ahmedinejad'dan, Amerika Birleşik Devletleri'ne ağır suçlama...

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, "11 Eylül terör saldırılarının büyük bir yalan olduğunu" ileri sürerek, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu saldırıları terörizmle savaşta bahane olarak kullandığını iddia etti.

Ahmedi Nejat

Ahmedinejad, İran İstihbarat Bakanlığı’nda düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, 11 Eylül saldırılarında ikiz kulelerin çökmesini, karmaşık bir istihbarat senaryosu ve eylemi olarak niteledi.

"Saldırıları Aslında Kimlerin Düzenlediği Araştırılmalı"

Mahmud Ahmedinejad, 11 Eylül saldırılarını, aslında kimlerin düzenlediğinin de araştırılması gerektiğini söyledi.

İran Cumhurbaşkanı, "11 Eylül olayı terörizme karşı kampanya için bir bahane ve Afganistan’a karşı işgalin hazırlığı olarak kullanılan büyük bir yalandır" diye konuştu.

Ahmedinejad Ocak ayında yaptığı bir konuşmada da 11 Eylül saldırılarını "şüpheli" olarak nitelendirmişti.

Comments (0) 07.03.2010. 06:14

Domuz gribinde skandal itiraf

Tüm dünyada önce büyük panik sonra şüphe yaratan hastalıkta ilgili DSÖ'de çark etti...

Tüm dünyada önce panik, sonra korku ve son olarak kuşkuyla karşılanan domuz gribi hastalığı giderek daha büyük bir skandala dönüşüyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün direktifleri doğrultusunda tüm dünyada gerçekleşen aşı kampanyaları ve milyarlarca dolara varan aşı ve ilaç stoklarına rağmen “Yanlış yapıyorsunuz” diyen bazı bilim adamları ilk aylarda tepkiyle karşılanıyordu.

Ancak son dönemde hastalığın neredeyse tamamen ortadan kaybolması ve ölüm vakalarının normal gripten ölümlerin bile kat kat altında kalması saygın bilim adamlarının da yavaş yavaş “domuz gribi abartıydı” diyen bu uzmanların yanına katılmasına sebep oldu.

Vatan Gazetesi'nde yer alan habere göre; ilk olarak Harvard Üniversitesi uzmanlarının araştırması, domuz gribinin mevsimsel gripten farkının bulunmadığını, öldürme riskinin daha düşük olduğunu ve aşılama kampanyalarının gereksiz olduğunu ortaya çıkardı.

İddialar üzerine domuz gribini “yüzyılın en büyük tıp skandalı” olarak tanımlayan Avrupa Konseyi Aile ve Sağlık Komisyonu Başkanı Wolfgang Wodarg, geçen ay AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva ile Karabük Milletvekili Mustafa Ünal’ın da yer aldığı 14 Avrupa milletvekiliyle birlikte Avrupa Konseyi’ne “Domuz gribi sahte bir salgın mıydı, araştırılsın” başlıklı bir araştırma önergesi verdi.

WHO da çark etti

Önergenin kabul edilmesinin ardından önceki gün domuz gribi oturumunda ifade veren Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) hastalıkların sıklık ve yayılma düzenini inceleyen epidemioloji birimi direktörü Profesör Ulrich Keil, “Domuz gribi salgını ilaç üreticilerinin kârlarını artırmak için bu şirketlerle ortak olarak üretilen bir korku kampanyasıydı” diye konuştu. WHO grip direktörü Keiji Fukuda ise “Domuz gribi konusunda karar alan bilim adamlarımızın ilaç şirketleriyle herhangi bir çıkar anlaşmaları bulunmamaktadır” diye örgütü savundu.

WHO’da kalp hastalıkları konusunda bir numaralı uzman olarak kabul edilen Profesör Keil, Avrupa Konseyi’ndeki ifadesinde şu sözleri kullandı: “WHO, SARS ve kuş giribi konusunda da tüm tahminlerinde yanıldı. Kamu sağlığını ilgilendiren onca şey varken domuz gribi konusunda halkta büyük bir panik yaşanmasına sebep olduk ve bu tamamen abartılmış bir korkuydu. WHO’nun kararları ülkelerin sağlık bütçelerine çok büyük yük getirdi. İnsanların ölümüne sebep olan en önemli etkenlerin hipertansiyon, sigara, yüksek kolesterol, obezite, egzersiz yapmama, sebze ve meyve tüketiminin azlığı olduğunu çok iyi biliyoruz. Hükümetler, WHO’nun tavsiyesi doğrultusunda bu alanlara yatırım yapmaları gerekirken küresel bir salgın yaşanması yönündeki deliller çok zayıf olmasına rağmen domuz gribine yatırım yapmak zorunda bırakıldı.”

Not: Milliyet Gazetesinden alıntıdır. Domuz giribi çok hafif bir skandal aslında asıl skandal , Kanserin Tedavisi ve nedeni 1904 yılında bir iskoçyalı embiryolojist tarafından tespit edilmişti. Bir çok tedavi yöntemi olmasına rağmen asıl bunun üstü örtülüyor. Nasıl mı? Beyinler 100 yıldan fazla yıkanmış durumda anlatsamda insanlar anlamıyacaklar. Detaylarıyla anlatsam yine anlaşılmıycak. Bunun hakkında Ana sayfada 2 yıl boyunca anlattım gözlerine sokmaya çalıştım ama yok anlamıyorlar. Belkide insanlar hak ediyorlar bu durumu.Çünkü İnsanlar düşünüp araştırmak yerine bir bilene danışmak onun beynini kullanmak zorundalar. Çünkü yaşam şartları bunu gerektiriyor!!!.

Comments (0) 05.02.2010. 04:44

Farklı Bir Gün

Pınar Canıyılmaz ve Murat Erdin'in sunduğu, "Farklı Bir Gün" programı.

Share

Youtube linki

ALTINCI HİS

ALTINCI HİS

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Comments (1) 21.10.2009. 15:45

Larry Ellison mezuniyet töreni konuşması

Larry ellison

Her Amerikan üniversitesi her yıl, kendi alanında çok sivrilmiş ama mutlaka akademik hayattan gelmesi de gerekmeyen bir önemli ismi mezuniyet konuşması yapmak, yeni mezunlara çeşitli öğütler vermek üzere davet ediyor. Aşağıda bu yıl, ünlü Yale Üniversitesi’nde yapılan mezuniyet töreninde konuşmak üzere davet edilen Oracle bilgisayar şirketinin kurucusu ve genel müdürü Larry Ellison’un şaşırtıcı, hatta sok edici konuşması var.

“Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle bir giriş görmediğiniz için özür dilerim ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. Lütfen, etrafınıza iyi bir bakin. Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir bakin. Sonra sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakin. Ve şimdi şunu aklınıza koyun: Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki kişi de aslında hiçbir şey başaramamış olacak. Ve siz, ortadaki? Ne bekliyorsunuz? Siz de başaramayacaksınız. Aslında bugün söyle bir etrafıma baktığımda parlak gelecek için yüzlerce umut isimi göremiyorum. Yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak kişiler de göremiyorum. Görebildiğim tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce insan. O kadar. Sinirlendiniz.

Bu anlaşılabilir bir şey. Ben, Lawrence ‘Larry’ Ellison üniversite terk, kim oluyorum ve bu yetkiyi nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli yükseköğrenim kurumunun bu yılki mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum? Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim: Çünkü ben, Lawrence ‘Larry’ Ellison, üniversite terk ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. Siz değilsiniz. Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve dünyanın -şimdilik- en zengin adamı. Siz değilsiniz. Çünkü Paul Allen, o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı. Siz değilsiniz. Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve siz o listede hiç yoksunuz. Hımmm… Simdi çok kızdınız. Bu da anlaşılabilir.

O halde biraz da egolarınızı okşamama izin verin. Pek çoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim gördünüz. Önünüzdeki yıllar için epey iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken pek çok şeyi öğrendiniz. İyi çalışma alışkanlıkları edindiniz. Burada size o önünüzdeki yıllar boyunca yardımcı olacak bir sürü insan tanıdınız, onlarla bağlantı kurdunuz. Ve hayat boyunca yanınızdan ayrılmayacak bir kelimeyle güçlü bir ilişkiniz oldu burada: Terapi. Bunların hepsi güzel şeyler. Ama gerçekte, o kurduğunuz arkadaşlık bağlantılarına fena halde ihtiyacınız olacak. O çalışma alışkanlığına ve ‘Terazi’ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat boyu. İhtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz. Dolayısıyla asla dünyanın en zengin insanları arasına katılamayacaksınız. Elbette, belki de listeye 10 ya da 11. sıradan, Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi, girebilirsiniz. Ama herhalde onun kimin için çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi? Sadece kayda geçsin diye söylüyorum, o da zaten master sınıfından terk. Biraz geç kalmış anlayacağınız.

Larry Ellison Software expo

Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu konuşmadan sonra çoğunuz kendi kendinize soruyorsunuz: ‘Yapabileceğim bir şey var mi? Bir umudum var mi?’ Maalesef hayır. Çok geç kaldınız. İçinize çok şey dolduruldu, siz onlara bakıp çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık 19 yasında değilsiniz. Eveeet, simdi gerçekten çok kızdınız. Bu anlaşılabilir bir şey. Belki de su an, size bir umut ışığı vermenin, bir çıkış yolu göstermenin tam zamanıdır. Hayır, 2000 mezunları size değil. Siz kaybettiniz. Sizi, yılda 200 bin dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa bırakıyorum. Üstelik o maaş çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu terk etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek. Öğütlerim size değil daha alt sınıfta okuyanlara.

Size söylüyorum: Hemen ayrılın. Daha güçlü söyleyemem: Ayrılın. Hemen toplayın eşyalarınızı ve fikirlerinizi ve bir daha geri dönmeyin. Terk edin. Her şeye yeniden başlayın. Size söyleyebileceğim tek şey, o başınızdaki kepler ve kıyafetin sizi aynen şu güvenlik görevlilerinin beni kürsüden aşağı çektiği gibi aşağı çektiği…………

Tuzlu Kahve’den..

Larry Ellison

İngilizcesi

In one of the more controversial commencement addresses in memory, Oracle CEO and college dropout Larry Ellison told Yale's Class of 2000 they were "losers" whose hard-won diplomas would never propel them into the ranks of the super rich.

The evangelical Ellison, noting that college dropouts Bill Gates, Paul Allen, and Michael Dell were, like himself, on Forbes' recent top 10 list of billionaires, urged freshmen and sophomores at the ceremony to "drop out and start up," and added that the undereducated Yale security guards who ushered him off stage probably had a better shot at uber-wealth than graduating seniors.

What follows is a transcript of the speech delivered by Ellison at the Yale University last month:

"Graduates of Yale University, I apologize if you have endured this type of prologue before, but I want you to do something for me. Please, take a good look around you. Look at the classmate on your left. Look at the classmate on your right. Now, consider this: five years from now, 10 years from now, even 30 thirty years from now, odds are the person on your left is going to be a loser. The person on your right, meanwhile, will also be a loser. And you, in the middle? What can you expect? Loser. Loserhood. Loser Cum Laude.

"In fact, as I look out before me today, I don't see a thousand hopes for a bright tomorrow. I don't see a thousand future leaders in a thousand industries. I see a thousand losers.

"You're upset. That's understandable. After all, how can I, Lawrence 'Larry' Ellison, college dropout, have the audacity to spout such heresy to the graduating class of one of the nation's most prestigious institutions? I'll tell you why. Because I, Lawrence "Larry" Ellison, second richest man on the planet, am a college dropout, and you are not.

"Because Bill Gates, richest man on the planet -- for now, anyway -- is a college dropout, and you are not.

"Because Paul Allen, the third richest man on the planet, dropped out of college, and you did not.

"And for good measure, because Michael Dell, No. 9 on the list and moving up fast, is a college dropout, and you, yet again, are not.

"Hmm... you're very upset. That's understandable. So let me stroke your egos for a moment by pointing out, quite sincerely, that your diplomas were not attained in vain. Most of you, I imagine, have spent four to five years here, and in many ways what you've learned and endured will serve you well in the years ahead. You've established good work habits. You've established a network of people that will help you down the road. And you've established what will be lifelong relationships with the word 'therapy.' All that of is good. For in truth, you will need that network. You will need those strong work habits. You will need that therapy.

"You will need them because you didn't drop out, and so you will never be among the richest people in the world. Oh sure, you may, perhaps, work your way up to No. 10 or No. 11, like Steve Ballmer. But then, I don't have to tell you who he really works for, do I? And for the record, he dropped out of grad school. Bit of a late bloomer.

"Finally, I realize that many of you, and hopefully by now most of you, are wondering, 'Is there anything I can do? Is there any hope for me at all?' Actually, no. It's too late. You've absorbed too much, think you know too much. You're not 19 anymore. You have a built-in cap, and I'm not referring to the mortar boards on your heads.

"Hmm... you're really very upset. That's understandable. So perhaps this would be a good time to bring up the silver lining. Not for you, Class of '00. You are a write-off, so I'll let you slink off to your pathetic $200,000-a-year jobs, where your checks will be signed by former classmates who dropped out two years ago.

"Instead, I want to give hope to any underclassmen here today. I say to you, and I can't stress this enough: leave. Pack your things and your ideas and don't come back. Drop out. Start up.

"For I can tell you that a cap and gown will keep you down just as suredly as these security guards dragging me off this stage are keeping me dow..."

Copyright © 2000-2004, SatireWire.

Comments (1) 28.09.2009. 12:06

Chiron ve Sinastri

İki kişinin sinastri uyum haritaları arasında chironları arasındaki etkiler, ilişki hakkında sıra dışı ve uç noktalarda benzersiz bağların sinyallerini verir. bu fark diğer ilişkilerle arasındaki ayrımlar için anahtar olacaktır. chiron etkileşimleri kuvvetli sinastri haritalarının doğasına gelince, onlar genellikle ilk bakışta, diğer ilişkilerden farklı gibi görünmezler ama daha derin bakıldığında kişilerin birbirlerine içten açılmalarının nasıl olduğu hakkında önemli bilgiler verecektir.

KAVUŞUM ETKİLERİ

Kişinin chironu, diğer kişinin haritasında bir gezegen ile kavuşum yapmışsa, burada otomatik olarak cazibenin bir formu vardır. özellikle ortaklar arasında. bu çekimde oluşabilecek kriz anlarının doğası için diğer gezegenlerle görünümleri önem kazınır. eğer diğer etkileşim yapan gezegenler venüs veya mars gibi gezegenler değilse, bu cazibe cinsel değildir. yani biraz aynı yol boyunca ilerlemek olarak düşünülebilir. moda konusundaki fikirler yakındır. buradaki önemli nokta, ne olduğunda ilişkideki bağlılıkların artığıdır. eğer bireyler dürüstçe dengeliyse, mükemmel ve doğru yaklaşımlar uygulanacaktır. diğer gezegenlerin etkisi, temsil ettikleri alanlar dahilinde, hangi durumlarda eşitliğin sağlandığını gösterir.

Kavuşum aşkta iyi bir görünümdür. kişinin hayallerindeki aşkı yaşabilme imkanı verir. ayrıca, öğretmen – öğrenci ve ebeveyn çocuk ilişkilerinde de çok pozitif olabilir, çünkü her ikisi de karşılıklı öğrenmeye açıktır. eğer bireylerin biri bu alanda zorluk veya sertlikler hissederse, öğretmen olarak yardımına ihtiyaç duyulan kişi bu durumda diğerine döner ve rehberlik eder. bu rehberliğin karşılığında, öğrenci öğretmeninin ya da çocuk ebeveyninin “aklen üstünlüğü”nü kabul eder. fark edileceği üzere öğretici birlikteliklerde kavuşum etkisi oldukça faydalı olabilir. ama evlilik ilişkilerinde bu konum bazı tehlikelere açıktır. karşılıklı vermelerde, farkların eşitlenmesine yönelik dengelemeler nedeniyle, sorunlar oluşabilir. aslında bundan dolayı karşılıklı hissetmenin büyümesi için bir şans da oluşur. kendisinden yardım beklenen kişiye karşı dargınlıkların artması sonucuna varılabilir.

Bütün ilişkilerde genel olarak, özellikle doğru görülen bir şey vardır. bir haritadan diğerine, chiron ile açı yapan gezegen, diğer kişiye savunmalarda yetersiz gibi görünebilir. chiron kişisi için, diğerinin etrafındaki koruma duvarları yıkılabilir. ya da en azından chiron kişisi diğerinin duvarları arkasına sakladığı küçük sıkıntıları, kendi etrafında inşa edebilir. ve yardım feryatları öncesinde güven duygusunun nasıl geliştiği, güvenlik alanlarının nasıl oluştuğu ortaya çıkar. burada oluşan açılma ve açıklık hissi gerçekten de fantastik bir duygu olarak hissedilebilir. ya da kişiyi aşırı derecede korkutabilir. (eğer chiron kişisi ile diğer kişinin gezegenleri arasındaki iletişim yeteri kadar desteklenmezse)

KARE (90) ETKİLER

Kare etkiler, birkaç farklı yönüyle, kavuşuma benzer. cazibe yine mevcuttur ama aynı zamanda bir iticilik durumu da oluşabilir. bu karışık his, diğerinin gezegenleriyle kare açılanan chiron kişisinde çok daha kuvvetli görünür. chiron sahibi hem de, diğerinin savunmaları sonrasında ilk etkiye sahip olarak ortaya çıkar. ama bu durum, sık sık kendi içinde dargınlığa neden olur.

Başka birisinin chironu ile kendi chironu kare yapan kişi ise, diğerini tutmak için yeni savunmaları geliştirmekte yetenekli olur. ama karşısındaki chiron kişisi de, bu yeni savunmaları karşılamak için uygundur. bu yüzden, eğer insanlar, emniyetsizse, bu görünüş, onların ilişkisini bir savaş alanına döndürebilir. öyle olsa bile, her iki chiron kişisi de bundan dolayı bir büyüme yaşayacaktır. pozitif olarak haberdar olunduğu takdirde, ilerlenen yön ortaya çıkartılır ve ikisi bu potansiyel ile yeni bir ilişki geliştirebilir. emniyetsiz durumlarda, yeni duvarlar örmenin sürecini algılar. birbirlerine karşı kendilerini tehdit altında hissetmezler ama, birbirlerini "çöpün temizlenmesinin" bir yolu olarak görürler. sonuç: ortak büyüme ve artırma yakınlığı.

KARŞIT (180) ETKİLER

Chiron ile herhangi bir gezegen arasında oluşan karşıtlık "mübadeledir". o bir savaş veya bir ortaklık olabilir. bir kişisin haritasında chiron, başka bir kişinin haritasında bir gezegen ile karşıt açı oluşturduğu zaman, kullanılan “mübadele” (değiş tokuş)sözcüğü çok özel bir anlam alır: “her iki kişi de diğerinin kalitelerinden almaya, faydalanmaya yönelir." diyelim ki bir kişinin chironu, diğerinin marsı ile karşıt açı yapmış olsun. bu durumda, chiron kişisi daha saldırgan olacak, fiilin aktif halleri ile hareket edecek ve diğer kişiye biraz fiziksel olarak çekilmeye yönelecektir. mars kişisi ise ilişkideki rolunu daha çok birey olmak şeklinde alırken, ilişkinin damgalanmış buzağısı olacaktır. ayrıca mars kişisi, ilişkide yenilikler getirmek ve denemek için daha gönüllü olacaktır. bu çok pozitif bir şey olabilir. özellikle chiron ile diğer kişinin karşıt yaptığı gezegen, ilişki türüne ve ihtiyaçlarına uygun bir gezegense. örneğin, yine eğer mars kişisi yeni bir yönde gitmeye ihtiyaç duyarsa ya da chiron kişisi daha çok kendini beğenmeye ihtiyaç duyarsa; ilişki gerçekten de çok daha fantastik olabilir. buna karşın eğer bir kişi, diğerinin kalitelerinden korkarsa, onu kaybeder. (-veya şimdiden o alanlarda yeteri kadar aktiftir). bu gibi durumlarda ise ilişki biri veya her iki taraf için de son derece rahatsız edici olabilir.

DİĞER ETKİLER (60-120)

Chiron sahibinin, karşılaştırmalı haritada ilişkide bulunduğu diğer kişinin gezegenleri ile üçgen ve altmışlık yapması, cazibe etkisini yine doğuracaktır ama bu çekimin etkisindeki şiddet sert görünüşlerden daha azdır. savunmaların şiddetinde de yine bir düşüklük oluşur. bunlar sinastri uyum haritalarındaki iyi görünüşlerdir. ama diğer pozitif etkenler de varsa. aksi takdirde yalnız başlarına, dramatik olarak çok önemli değildir. burada çok daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulur.

çeviri: ihlamur

Comments (4) 11.09.2009. 05:42

<< İlk < Bir önceki [1 / 13] Bir sonraki > Son >>